Türkiye, İtalya’dan tereyağı ithalatı yapma gündemiyle sarsılırken, Tarımdan Haber’in haberine göre hayvancılık politikalarına dair önemli bir değerlendirme yapıldı. Dr. Ender Burçak, durumun yalnızca tereyağı ile sınırlı olmadığını, üretim sisteminin derin bir krizde olduğunu vurgulayarak, “Damızlık hayvanlar altın değerinde olacak” ifadesini kullandı.
Tarım ve Orman Bakanlığı HAYGEM eski Daire Başkanı Dr. Ender Burçak, süt ve süt ürünleri alanındaki son gelişmeleri analiz etti. Sütün en bol olduğu Şubat-Haziran döneminde bile tereyağı ithalatının yapılmasının, “üretim tarafında bir alarm” olduğunu belirten Burçak, Mayıs sonrasında zor bir dönem beklediklerini ifade etti.
Neden tereyağı ithalatına yöneldik? Normalde bahar aylarında süt fazlasının oluşması ve bu fazlanın süt tozuna dönüştürülmesi gerektiğine dikkat çeken Burçak, mevcut durumu şöyle özetledi: “Piyasada süt tozu üretimi düşmüş, krema arzı azalmış ve tereyağı ithal ediliyor. Bu durum iki olasılığı işaret ediyor: Ya süt tozu üretimi artık ekonomik değil ya da işlenecek süt hacmi azalmaya başladı.”
Süt üretiminde iki kritik kırılmaya vurgu yapan Burçak, sektördeki tartışmaların “süt fazla, planlama yok” şeklinde döndüğünü, fakat asıl sorunun “yeterli süt üretilememesi” olabileceğini dile getirdi. Bu iki önemli kırılma şunlardır: 1) İthalat Kısıtlaması: 2023 yılından itibaren arz fazlası gerekçesiyle gebe düve ithalatının kısıtlanması, işletmelerin süte ulaşmasını zorlaştırdı. 2) Şap Hastalığı: 2025 yılı başında şap hastalığı nedeniyle sürüden çıkışların (kesimlerin) arttığı belirtiliyor.
Dr. Burçak, sahadan gelen sinyallerin endişe verici olduğunu belirterek, yüksek yem maliyetleri ve baskılanan çiğ süt fiyatları nedeniyle küçük ve orta ölçekli işletmelerin sektörden ayrıldığını vurguladı. “Süt arzı zayıflıyor. Bu durum süt tozu ve krema üretimini azaltmakta ve tereyağı ithalatını zorunlu hale getirmektedir. Mayıs ayından sonra süt bulmak hem zor hem de maliyetli olacak. O dönemde damızlık hayvanlar altın değerinde olacak” dedi.
Yaşananların yalnızca bir “tereyağı meselesi” olmadığını ifade eden Burçak, bu durumun hayvancılık politikalarında acil bir bakış açısı değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Sektör paydaşları, Burçak’ın bu teknik analizini “üretim tarafındaki yangının habercisi” olarak değerlendirdiler.