Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, başkent Havana’da gerçekleştirilen “Komutan Fidel Castro’nun 100. Doğum Yılı” etkinlikleri çerçevesinde, ABD’nin Küba’ya yönelik politikalarını eleştirdi. Diaz-Canel, ABD’nin askeri müdahale için bahane aradığını belirterek, “ABD, bizi ‘olağanüstü ve alışılmadık’ bir tehdit olarak tanımlamıyor. Bu durum, Amerikan halkının hissettiği bir şey değil; ABD hükümetinin bizi hedef alması için kullandığı bir mazeret” ifadelerini kullandı.
Küba lideri, “Tehdit nedir? Bu tehdidin olağanüstü olan yanı nedir?” sorularını sorarak, Küba’ya yönelik askeri saldırıyı haklı çıkaracak hiçbir gerekçe olmadığını vurguladı. Diaz-Canel, ABD’nin “faşist” bir yönetim anlayışına sahip olduğunu söyleyerek, uluslararası çatışmaların çözümünde saldırganlık ve savaş diline başvurulmasının nedeninin bu olduğunu belirtti.
Diaz-Canel, ABD’nin 3 Ocak’ta Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesine atıfta bulunarak, “Dünyayı kontrol etmeye çalışıyorlar; halklarımızı ve uluslarımızı yönetmek istiyorlar. Venezuela’ya karşı bir ‘narko-devlet’ anlatısı oluşturmayı hedeflediler. Bolivar Devrimi’nin meşru başkanı Nicolas Maduro’yu itibarsızlaştırmaya çalıştılar ve ardından ülkeye deniz ablukası uyguladılar” dedi.
Ayrıca, İran halkının ABD’nin saldırganlığına karşı gösterdiği direnişi “kahramanca” olarak tanımlayan Diaz-Canel, İran’ın nükleer silah kapasitesine sahip olmadığını ve böyle bir tehdide bulunmadığını da vurguladı. ABD’nin Küba halkının yaşadığı zorluklardan endişe duyduğu yönündeki açıklamalarını ise “ironi” ve “safsata” olarak nitelendirdi. “Eğer gerçekten endişelilerse, bu ablukayı kaldırmaları gerekir. Küba’nın temel sorunları, uzun yıllardır süren bu ablukadan kaynaklanıyor” dedi.
Diaz-Canel, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesinde Kübalı askerlerin sayıca ve teknolojik olarak üstün ABD özel kuvvetlerine karşı gösterdiği direnişe de dikkat çekti. Saldırının 5 dakikada sonuçlanması planlanırken 45 dakikaya uzandığını ifade eden Diaz-Canel, olası bir askeri müdahalenin ağır sonuçları olacağına dikkat çekti. “O 32 askerin örneği, milyonlarca Kübalı ile birleştiğinde neler yaratacağını bir hayal edin. Bu yüzden savaşı istemediğimizi vurgulamak istiyoruz. İkili farklılıkların diyalog yoluyla çözülebileceğine her zaman inandık, fakat bunun için karşılıklı bir niyet ve ciddiyet olmalı” dedi.
Son olarak, “Savaştan korkmuyoruz. Burada ne sürpriz ne de yenilgi yaşanacak!” diyerek, Küba’nın kararlılığını ortaya koydu.