Uluslararası Para Fonu (IMF), Kıbrıs’ın Lefkoşa şehrinde, Avrupa Birliği (AB) maliye bakanlarının katıldığı gayri resmi toplantıda kıtanın ekonomik geleceği hakkında önemli uyarılarda bulundu. Toplantıda sunulan rapora göre, Avrupa’nın yaşlanan nüfusu, artan savunma harcamaları ve yeşil enerji dönüşümü, AB bütçelerinde büyük açıklar yaratma potansiyeline sahip. Eğer mevcut ekonomi politikaları değiştirilmeden devam ederse, ortalama bir Avrupa ülkesinin borç yükü 2040 yılına kadar ulusal gelirinin (GSYH) yüzde 130’una ulaşacak. Aynı dönemde ABD ve Çin gibi uluslararası rakiplerin inovasyon ve büyüme alanında öne geçme riski, Avrupa üzerindeki baskıyı artıracak.
IMF, bu olumsuz senaryoyu önlemek amacıyla 27 üye ülkeye acil yapısal reform önerisinde bulundu. Krizden çıkış için belirlenen dört ana başlık ise şöyle sıralandı:
1. İş Gücü ve Sermaye Hareketliliği: Avrupa içindeki vatandaşların iş bulma amacıyla daha serbest seyahat etmeleri, şirketlerin istihdam yaratmalarının teşvik edilmesi ve kıtadaki tasarrufların kârlı yatırımlara dönüştürülmesine yönelik zemin oluşturulması.
2. Mevzuat ve Enerji Entegrasyonu: Ülkeler arasındaki farklı bürokratik yasaların tek çatı altında birleştirilip sadeleştirilmesi ve AB enerji pazarlarının tam anlamıyla entegrasyonu.
3. Emeklilik Yaşının Yükseltilmesi: Yaşlanan nüfusun kamu maliyesi üzerindeki yükünü hafifletmek için emeklilik sistemlerinin hızla reforme edilmesi ve emeklilik yaşının artırılması.
4. Devlet Garantileri: Özel sermayenin riskli projelere yönlendirilmesi için düşük karbonlu ve iklim dirençli yatırımlara devlet garantisi sağlanması.
IMF, Avrupa’nın küresel rekabette ayakta kalabilmesi için inovasyon, enerji ve savunma alanlarının “ortak kamusal mal” olarak değerlendirilmesini öneriyor. Bu büyük harcamaların “ortak borçlanma” (ortak tahvil) ile finanse edilmesi gerektiğini dile getiriyor. Ancak bu öneri, Avrupa Birliği içindeki Kuzey-Güney çatlağını yeniden gündeme getirdi. İspanya, İtalya ve Fransa gibi yüksek borç yükü taşıyan ülkeler ortak borçlanma fikrine sıcak bakarken, Almanya’nın da aralarında bulunduğu “Tutumlu Dörtlü” olarak bilinen Kuzey Avrupa ülkeleri bu mali entegrasyon modeline karşı çıkıyor. Euro Bölgesi maliye bakanlarının sözcüsü Kyriakos Pierrakakis, bu konuda görüş ayrılıklarının olduğunu, ancak önümüzdeki aylarda derinlemesine tartışmalar yapılacağını belirtti.
IMF, önerilen yapısal reformların hayata geçirilmesi durumunda bile, birçok AB ülkesinin mevcut borçlarını sürdürülebilir seviyelere çekmek için sıkı bütçe disiplini uygulamak zorunda kalacağına dikkat çekti. Hükümetlerin yüzeysel siyasi hamlelerle krizin üstesinden gelemeyeceklerini vurgulayan IMF, raporunu şu sert uyarıyla tamamladı: “Birçok ülkenin benimsemiş olduğu ‘günü kurtarma’ yaklaşımı artık sınırlarına ulaşmıştır. Artan harcama baskılarına karşı daha stratejik bir yanıt verilmesi gerekmektedir. Değişiklikleri parça parça yapmak veya sadece yüzeysel düzenlemelerle yetinmek yetersiz kalacaktır.”