Türkiye’de elektrikli otomobil satışları 2025’in ilk çeyreğinde dikkat çekici bir artış gösterdi. Ancak, piyasada lider konumda bulunan markalar arasında Renault, Volkswagen, Fiat ve Toyota, elektrikli araç segmentinde beklenen performansı sergileyemedi.
2025’in ilk çeyreğine ait verilere göre, Türkiye otomobil pazarı genelinde bir daralma yaşanırken, elektrikli araç satışları bu duruma karşı koymayı başardı. Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODMD) verilerine göre, ocak-mart döneminde toplam otomobil ve hafif ticari araç pazarı yüzde 6,5 oranında küçülerek 210.688 adet satış gerçekleştirdi. Buna karşın, bataryalı elektrikli araç satışları 38.028 adede ulaştı ve pazarın toplamında yüzde 18,05 gibi önemli bir pay aldı. Bu durum, elektrikli araç segmentinin, genel pazar eğiliminden bağımsız bir büyüme gösterdiğini ortaya koyuyor.
EBS Danışmanlık tarafından sağlanan grafik, bu büyümenin markalar arasında eşit olarak dağılmadığını gösteriyor. Türkiye’nin en çok satan otomobil markaları arasında yer alan Renault’nun elektrikli araç payı yalnızca yüzde 1,51, Volkswagen’in yüzde 2,79, Fiat’ın yüzde 4 ve Peugeot’nun yüzde 4,24 seviyelerinde kalırken, Toyota’nın ilk çeyrek sonuçları ise oldukça çarpıcı: Elektrikli araç payı yüzde 0 olarak belirlendi. Buna karşın, Opel yüzde 18,91, Citroen yüzde 26,07 ve Togg yüzde 100 pay ile dikkat çekiyor; bu da onların elektrikli araç pazarında daha agresif bir yaklaşım sergilediğini gösteriyor.
Geleneksel markaların elektrikli araç geçişinde hâlâ ihtiyatlı davrandığı görülüyor. Bu durumun arkasında sadece model eksikliği yatmıyor. Ticaret Bakanlığı’nın elektrikli ve şarj edilebilir araç ithalatına dair getirdiği düzenlemeler, markaların satış sonrası servis ve çağrı merkezi alt yapısını kurmalarını da zorunlu kılıyor. Bu, Türkiye’ye elektrikli araç getirmek için yalnızca model sağlamanın yeterli olmadığını, aynı zamanda güçlü bir servis ağı ve teknik hazırlığın da gerekli olduğu anlamına geliyor. Bu koşullar, bazı markaların pazara yavaş giriş yapmasının sebeplerinden biri.
Premium segmentte ise durum oldukça farklı. BMW, elektrikli araç pazarında yüzde 29,41, Mercedes yüzde 21,98 ve Volvo yüzde 54,15 pay ile güçlü bir konumda. Bu durum, daha yüksek fiyat bariyerlerine sahip olmasına rağmen, premium müşteri profilinin yeni teknolojilere daha hızlı adapte olduğunu ve markaların elektrikli ürünlerini daha fazla ön plana çıkardığını gösteriyor.
Özellikle menzil, performans ve yazılım deneyimi gibi unsurlar kullanıcıları elektrikli araçlara geçiş konusunda cesaretlendiriyor.
Tabloya göre, elektrikli araç satışları ve pazar payları şu şekilde:
| Marka | Pazar Satış | EV Satış | EV Payı |
|———-|————-|———-|———-|
| Renault | 31.963 | 484 | %1,51 |
| Toyota | 20.524 | 0 | %0,00 |
| Volkswagen| 15.287 | 426 | %2,79 |
| Hyundai | 14.890 | 1.304 | %8,76 |
| Peugeot | 13.534 | 574 | %4,24 |
| Fiat | 10.727 | 429 | %4,00 |
| Opel | 9.738 | 1.841 | %18,91 |
| Togg | 9.419 | 9.419 | %100,00 |
| Citroen | 8.739 | 2.280 | %26,07 |
| BYD | 6.127 | 6.100 | %99,56 |
| BMW | 4.812 | 1.415 | %29,41 |
| Mercedes | 5.373 | 1.181 | %21,98 |
| Volvo | 4.146 | 2.245 | %54,15 |
Not: Bu tablo, ocak-mart döneminde elektrikli araç payı düşük kalan yüksek hacimli markalar ile elektrikli araç pazarına daha aktif olarak katılan markaları karşılaştırmaktadır. Kaynak: EBS Danışmanlık, ODMD.
Ana akım markalar için asıl baskı şimdi başlıyor. Toyota’nın, 2030’a kadar en az 30 tam elektrikli model sunma hedefi bulunuyor ve Avrupa’da ürün gamını genişletme planları açıkça ortada. Ancak, Türkiye’deki ilk çeyrek verilerinde sıfır elektrikli araç payı görmek, küresel stratejinin yerel uygulamalarla aynı hızda ilerlemediğini gösteriyor. Benzer bir durum Renault, Volkswagen ve Fiat gibi diğer büyük markalar için de geçerli. Pazar büyürken geri planda kalmak, özellikle elektrikli araçların toplam pazar payı çift hanelere ulaştıktan sonra, kısa vadeli bir strateji olmaktan çıkıyor. Türkiye’deki tüketicilerin elektrikli araç geçişine duyduğu hazır oluş, dikkat çekici bir durum olarak öne çıkıyor. Asıl merak edilen ise talep olup olmadığı.